12 Mayıs 2010 Çarşamba

yorgunluk

Bu aralar sabahın korunde alısık olmayan ben ayılamadan kendımı yollarda buluyorum. havanın nasıl oldugunu yada olacağını bilmeden lahana gibi giyinip ben kursa eşim işe arkamıza (her bir tarafa savrulan kıyafetlere) bakmadan çıkıyoruz. Kurs 9 da başlıyor 12 gibi bitiyor. Tabi en keyifli yanı break time. Mutfaktan kahvelerimiz yudumlarken benim kafam çalışmaya başlıyor-ki budasaat 10.30 gibi oluyor. Cuma, kuaforluk kursum, salı da makyaj kursum başlıyor inş.

Bugun bizi zorla hoca bizi etkinlik olsun diye bir yere götürdü. Budistlerin vesak gunuymus. Allahım ya nasıl kactım bilemedim. Yerlere atmışlar minderleri bembeyaz giyinen hanımlar hazır ol- ve ucusa gec komutuna hazırlanıyorlar. Tütsüler yakılmış, beş kuralları duvarlara asılmış. mumlar yakılmış mistik bir hava oluşturulmaya calışılmış. Neyse bunların böyle dolamalı kıyafet giyinen rehberleri mikrofonu aldı eline kapadı gözlerini. Bana ninni gibigelen yarı mırıldanmayla başladı konuşmaya. Yerde oturanlar ellerini birleştirdi kapadılar gözlerini tabi bizim ekibin gözleri açık.:) bunlar bayagı bir transa geçtiler- tabi geçebildilerse!Sonra yerine oturdu adama dikkatli bakıyorum dinliyorumu anlatılanları diye. Onunda uykusu gelmiş belli sırtını yasladı sandalyeye içi geçti. arada gözlerini açıyor. ben baktım bunlar 'ladies information için bu taraftan' diye söylendiler kaçtım ordan. Sonrasındada yardım kutusu dolandı elden ele!. Neyse boyle acaip bir ortamdan kaçalım dedik.
Bindik arabaya yağmur hızlıca başladı. Neyseki ben severim yağmurlu havayı... Buranın havasının garipliğine alıştım bi güneş bir yağmur sonra tekrar güneş.

4 Mayıs 2010 Salı

elif şafak ve AŞK

Heyecanlı bır ıkı gun gecırdım. Buraya geldıgımden beri ik kez turkce kıtap okudum. hemde oylesıne bır kitap takıldıki gözüme. Tam onikiden vurmuşum. Elif şafak AŞK!... 2 gunde yalayıp yuttum elimden bırakmadım nereye gidersem elimde götürdüm. yatağa, banyoya, kahve yanına kahvaltı yemek yanına derken nihayet bitirdim. Elif şafağa teşekkür ederim. Zaten birazdan kendisinede mail atıcam. İçinde günahkarlığından arınanlar, aşkı bulmak isteyenler, gerçek aşkı bulmuş olup da içinde eriyip kaybolanlar, günahkarlığıyla yoğrulup kabullenmenin ötesine geçip benliğinde hissettikten sonrasında tutkalımsı çekimden sıyrılanlar herşeyden vardı içinde.

En güzel cümlesi de buydu. 'Tutkal kadın'... bir kadının evindeki tüm olaylara müdahale etme görevini üstlenip, ailedeki olumsuz havayı kırma çabaları ve sonrasında olumlu görünmesi için herşeyin yolunda olduğunu kanıksattırmak için tutkal vazifesini üstlenip olayları yapıştıran kadın. Bu ne güzel bir cümledi tanımlamadır.

tek bir türkçe kitap okuma hakkı vermiştim kendime buda şansıma sürükleyici bir kitap oldu.

25 Nisan 2010 Pazar

karışık

Dediğim gibi yaptım Melborune Centralin bi ucundan diğer ucuna gezemesemde bakındım durdum. Geçti gitti o gün.
En müjdeli haberimi aldım geçen gün kursta. Kuaförlük kursum bu hafta başlıyor inşallah. O kadar inceliyorlarki katılımcı adayları. Kabul etmiyorlar herkesi. Nedeniyse, kendi vatandaşının meslek sahibi olup kuaför salonu belgesine sahip olmasını istiyor. Sponsorlara inanamadım. Devlet birde sponsorlar edinmiş bu kurslara. 600 ila 800 dolar arası makaslardan vericekler ve Tüm make-up malzemeleri de sponsorlar vasıtasıyla edinilecek.
Hımmm dedim bunları duyunca, daha bir başarılı olmalıyım.

Bunların dışında, bugün fish&cips deniyim dedim gravy soslu. boooggkkk igrenç. Gravy sosunu daha once bu kadar kotu yememiştim. Bir kuyruk var dukkanın dışına taşıyor. Aksam yemeği icin millet bunu yiyor. Buranın en meshur en talep gören menusu budur. Cips ustune gravy sos ve yanında balık. Bir daha denemek sole dursun kokusu bile rahatsız edıyor.

Bunun dışında digital slr fotoğraf makınelerıne baktım. Burada malesef kredi kartı kullanılmadığı için biraz sıkıntı oluyor. Haftalık iki ay suresince urunu almadan parasını odeyıp, taksıtınız bıttıgınde urunu alabılyıorsunuz. bole bir seceneginiz var. Bir tane nikon begendim ama biraz daha arastırıcam.
sevgiler

20 Nisan 2010 Salı

Melbourne central



Muhtemelen nasip olursa yarın burda olup karış karış gezincem. Melbourne Centralin içinden geçip myer'da gözlerimi kocaman kocaman açıp hiçbir şeyi kaçırmamaya özen göstercem. Melbourne'un en büyük alışveriş merkezlerinden biri burası. City de olması herşeyin, her markanın orada olması anlamına geliyor. Şimdilerde biz kışa yavaş yavaş giriyo olmamızdan dolayı kışlık sezonu açıldı. Gerçi burda aynı günde dört mevsimi bir arada yaşamak mümkün. O nedenle kışlık-yazlık yorgan-pike kaldırma olayıda olmuyor. Yarın kursum vardı oraya gidemicem. Neyse artık bir günlük mecburi gitmemezlik ettigim icin birseycık olmaz inş. Canım, Starbucks'da oturup, tabiiki dışarı kısmında geleni geçeni izlemek istiyor. Birde dergiciye gidicem. Birkaç dergici var aklınıza gelen hertürlü dergi çeşitlemesi mevcut. Koltuk yada sandalyelere yayılıyorsunuz, yanınızda içeceğinizle iceri girebilirsiniz yada içerden almakta mumkun.ayaklarınızı uzatıp derginizi okuyorsunuz. Yer yoksa bi köşeye sinip kendi kendinize takılabilirsiniz:)tam benlik kimsecikler dokunmuyor..yarın erken kalkmam gerek.

19 Nisan 2010 Pazartesi

Hızlı bir gün

Saat 8 gibi fırladım ayağa. Kursa geç kalmak istemediğimden hızlıca hazırlandım. Neyse bi gittim Center de kimsecikler yok kapıda bekliyorum teşrif etselerde içeri girsek. Hocalardan bitanesi İndian.İlk gelen o oldu. Efendim bu İndian hoca, gezi tutkunu. Eşi ve kendisi ders veriyor ve geziyorlar. Hayatları bundan ibaret. Karavanaları var bunların. Eşide Pakistalı genç hoş bir hatun. Halam kadını görünce demiş bu kadar hoş hatunsun ne iin var snein böyle yaşlı bir adamla diye. Bunlar güzel bir ikili olmuşlar. 3 haftalık tatilde bi kaçtane şehir gezmişler. Buradakiler keyflerine feci düşkün olduklarından kendilerine dönükler. Halamın yan komşusunun babası öldü. Mezarlıkta masa kurdular herkese içki servisi, ve pasta servisi yapıldı. Cenazeden sonrada bara stres atmaya gittiler. Biraz neşelenmek için! imse inanamıcak belki ama bole hayat!
Halam tr'ye gidicegi icin onun biletlerini almaya gittik Glenroy'a. Geçenlerde Burda açıkpazar var orda halam cocuklara turkce seslendi diğer taraftaki çocuk da hafif esmer türk'e benzemiyor ama güldü. Halam tabi kaçırmadı durumu. Sen türkçeyi nerden biliyorsun evlat dedi. Çocuk benim brother öğretti dedi. eee nasıl oluyor bu iş derken çocuk, benim brother Samsunlu, ben onunla beraber çalışıyorum. Turk yemeklerine bayılıyorum diye sardırıp devam etti. eee ne alaka peki??? Sonunda mevzuyu anladık da rahatladık. Bu türk abimiz bu cocuğa krdeşi gibi davranmış. Çocuktatürkçeyi kapmış. Şimdi gelecek ay Tr'ye brother'ı beraber gideim demiş. Buda samsuna gidicek ve müslüman olucakmış. ı'm very happy. musluman olcagım. deyip duruyor. Burda boyle şanslı cocukların hikayerlerine rastlamak mumkun. Tabı ornek muslumanlar sayesinde. Bu ornek muslumanları tebrike etmek lazım.

Pazar'sız Pazar!

Evet gercektende çarşı Pazar'sız oldu bugün. Evde, tüm gün ders çalışan ayrı taraflarda, kitabına gömülü iki insan.! Hava bi garip iki gündür şiddetli bir soğuk olmasına rağmen bugün şansımıza güneşli insanı üzen bir hava vardı. Bi ara dışarı çıktık tabi çok kısa süreli bir gidiş-gelişten ibaretti. Yarın ingilizce kursum başlıyor tatil bitti. saçkesim-makyaj kursu da bu hafta başlıyor! Yoğun ve keyifli bir hafta bekliyor bizi. haydi rastgele

15 Nisan 2010 Perşembe

Herkese Teşekkürler!

Merhaba öncelikle! Ben bu bloğu açarken eşim ve kendime ileride hatırlayamadığım şeyleri okuyup hatırlamak ve heyecanlanmak adına açmıştım. Fakat artık kendimi alamıyorum ve yavaş yavaş takipçi arkadaşlarımı gördükçe heyecanım artmaya başladı. Daha önce hiç kendimi tanıtmadım. Biz yaklaşık 1 yıl öncesine kadar tr de yaşayan yeni evli bir ailydik. Hayatımız güzeldi. Her ikimizinde işi vardı. Çevremiz ailelerimizle birarada gibi aynı sitede yaşıyorduk. Fakat bir gün içimize bir heyecan düştü kapladı heryerimizi. Buraya (australia)gelmeden 1.5 öncesinde bu heyecan yfak adımlarla telaşsızca gelişti. Eşim Tr de özel bir üniversiteye gidiyordu. 3. sınıftaydı. Niyetimiz yatay geçiş yapmaktı.Australia da halam olduğu için ve öncesinde abimde burada eğitim gördüü için bilgi dağarcığımız genişti. Eşim buradaki bir üniversiteye transcriptini gönderdi. Ve üniversitedeki hocalarından kapalı zarftaki mektuplarını, lise notlarını, lise diploma belgesini ve bir çok geçmişine dair belgelerini, ve demoreelini(3d) gönderdi.. Üniversite kabul mektubu inboxa düştüğünde gördükki bursta vermişler. Heyecanımız tırmanışa geçti. Demekki olabilirdi Au'ya yerleşmemiz. Sancılı süreçlerden geçtik. Vize işlemleri çok zorladı bizi. Oluyor-olmuyor gbi git-geller yaşadık. Vize şartları diğer hiçbir ülkeye benzemiyor. Tüm ailenizin mali geçmişine bakılıyor. Biz yeni evli olduğumuz için eşyalarımızda yeniydi. Satılır diye düşünüyorduk çünkü evimizi aylarca araştırarak beğeneek zevkimize göre hep belli isimleri olan mağazalardan dekore etmiştik. Allahtan öyle yapmışız çünkü eşyalarımızı satmamız 15 günü buldu. Gitti gidiyor sitesinden ve cevremizdeki begenenlere eşyalarımızı sattık. En enteresanı da Kervan çeyizden aldığımız masa ve konsolu ve yaptırdığımız sedir takımını Bursadan bir aile aldı. Gittigidiyordan beğenerek bayılarak gecenin 1 inde gelip aldılar.
Eşyalarmızda satıldıktan sonra vizemizi elimize aldığımızda heycan ve endişe biraradaydı. Ailelerimiz arkadaşlarımız havaalanındaydılar. Tabi bir bilinmeyene gitmek karar vermek büyük bir cesaretti. Çevremizdekiler biraz garipsiyorlardı. hatta ben yapamazdım istemezdim neden gitmek istiyorsunuz ki diyenler psikolojimizi etkileselerde biz heyecanımızı söndürmedik. Uçağa bindik eşimle gözgöze geldik. Oldu galiba gidiyoruz dedik. Dubai aktarmalı Emirates havayollarına ait uçakla 16 saat süren yolculuk sonrası Au'ya geldik. 4saat dubaide kaldık ailelerimizle webcam'den görüştük.Aslında birçok ayrıntı var ama geçiyorum oraları. Ben ilk kez alemden bağımsız uzaktaydım eşim ise daha önceden tecrübeli lduğu için o benim kadar heyecanlı değildi. Havaalanında eniştem karşıladı bizi 15 günlük misafirlikten sonra kendi evimiz tuttuk ve yerleştik. İnsan arzulayıp azmettikten sonra Allahu Tealada yardım ettikten sonra hayaller, rüyalar gerçek olabiliyor. İşte bu nedenle bu siteyi kurdum. Fotoğraf makinasına bakıyorum bol bol resimler ekliycem. Sorularınız olursa cevaplandırmaya hazırım
sevgiler